info@turgutavukatlik.com
Çağlayan Mahallesi, Park Caddesi No 24 Maripark Ofis İş Merkezi, Daire 17 , Kağıthane/İstanbul

Sosyal Medya

https://turgutavukatlik.com/wp-content/uploads/2021/04/Site-1.jpg

MakalelerİŞTEN ÇIKARTMA YASAĞI: KAPSAMI VE YAPTIRIMLARI

8 Nisan 2021
  1. Giriş

İlk olarak Çin’in Wuhan bölgesinde 2019 yılı aralık ayında görülmeye başlanan daha sonra hızlı bir şekilde tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 virüsünün Türkiye’yi de etkisi altına alması neticesinde işyerlerinin kapatılması ve sokağa çıkma yasakları da dahil olmak üzere birtakım önlemler alınmıştır.

Covid-19 virüs salgınının yayılmasını önlemek ve kontrol altına almak amacıyla tüm dünyada ve ülkemizde alınan önlemler birçok sektörü ekonomik anlamda derinden etkilemiş olup ülkemizde de üretim, istihdam, kişi ve işletme gelirleri, ihracat, cari açık, bütçe açığı ve merkezi yönetim toplam borç yükünü salgının süresine bağlı olarak negatif etkileyerek durgunluğa neden olduğu ve salgın süresine bağlı olarak GSYH’DE yaklaşık 400-675 milyar TL arası kayıp öngörülmektedir. Bu kapsamda ülkemizde alınan önlemlerden biri de 4857 sayılı İş Kanunu’na eklenen geçici 10. Madde ile düzenlenen işten çıkarma yasağıdır.

İşbu madde uyarınca her türlü iş veya hizmet sözleşmesi belirli haller dışında işbu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay süreyle işveren tarafından feshedilemeyeceği belirtilmiştir. Cumhurbaşkanı işbu maddede yer alan üç aylık süreleri her defasında en fazla üçer aylık sürelerle 30/6/2021 tarihine kadar uzatmaya yetkili olup işbu süre en son 17 Mart 2020 tarihinden itibaren 2 ay daha uzatılmasına karar verilmiştir. 

Bu kapsamda işbu yazımızda işten çıkarma yasağının kapsamı ve işbu yasağa aykırı davranmanın sonuçlarını ele alacağız.

  1. İşten Çıkarma Yasağı: İş Kanunu Geçici Madde 10

17 Nisan 2020 tarih ve 31102 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan 7244 sayılı “Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” kapsamında 22.05.2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu’na eklenen Geçici 10. Madde ile iş sözleşmelerinin işveren tarafından feshi yasaklanmıştır.

Geçici 10. Maddede “Bu Kanunun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler, belirli süreli iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, işyerinin herhangi bir sebeple kapanması ve faaliyetinin sona ermesi, ilgili mevzuatına göre yapılan her türlü hizmet alımları ile yapım işlerinde işin sona ermesi halleri dışında işveren tarafından feshedilemez.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç aylık süreyi geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilir. Bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmak, işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermez.

Bu madde hükümlerine aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işveren veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası verilir.

Cumhurbaşkanı birinci ve ikinci fıkrada yer alan üç aylık süreleri her defasında en fazla üçer aylık sürelerle 30/6/2021 tarihine kadar uzatmaya yetkilidir.” hükmü düzenlenmiştir.

Öncelikle madde kapsamında düzenlenen 3 aylık süre en son olarak 17 Mayıs 2021 tarihine kadar uzatılmış olup; iş sözleşmeleri işverenlerce işbu tarihe kadar fesih edilemeyecektir. Maddede iş sözleşmesi fesih yasağına ilişkin 4 adet istisnaya yer vermiştir;

  1. Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler;
  2. Belirli süreli iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi;
  3. İşyerinin herhangi bir nedenle kapanması ve faaliyetin sona ermesi ve
  4. İlgili mevzuatına göre yapılan her türlü hizmet alımları ile yapım işlerinde işin sona ermesi halleridir.

Bu noktada işverenler işçinin iş sözleşmesini ahlak ve iyi niyet kurallarına uymadığı gerekçesiyle fesih edebileceği gibi; belirli süreli iş sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, işyerinin kapanması veya İlgili mevzuata göre yapılan her türlü hizmet alımları ile yapım işlerinde işin sona ermesi hallerinde de işveren sözleşmeyi fesih edebilecektir.

  • Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler

4857 sayılı İş Kanun’un “işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlıklı 25. Maddesinin II numaralı bendinde ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerlerine yer verilmiştir. Buna göre;

  1. İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
  2. İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.
  3. İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.
  4. İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.
  5. İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
  6. İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.
  7. İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.
  8. İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.
  9. İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.

Yukarıdaki hallerinde varlığı halinde işveren işçiyi ahlak ve iyi niyet kurallarına uyumlu davranmamasını gerekçe göstererek, bir başka deyişle Kod-29 ile işten çıkartabilmektedir. İşbu haller fesih yasağının istisnası kapsamında değerlendirilmekte olup; işçi ayrıca kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamamaktadır.

 

  • Belirli Süreli İş veya Hizmet Sözleşmelerinde Sürenin Sona Ermesi

 

4857 sayılı İş Kanunu’na eklenen Geçici 10. Madde kapsamında yer verilen fesih yasaklarının istisnalarından biri de belirli süreli iş veya hizmet sözleşmelerinde yer alan sürenin sona ermesidir. Bu kapsamda işveren, işçi ile arasındaki belirli süreli iş veya hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra işçiyi işbu fesih yasağı çerçevesinde istihdam etme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Belirli süreli iş sözleşmeleri Kanun’un 11. Maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre “belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (“zincirleme”) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir”.  Bu kapsamda Kanun uyarınca belirli süreli iş sözleşmeleri için şu şartlar mevcut olmalıdır;

  • Belirli süreli bir iş olması veya belirli bir işin tamamlanması, veya
  • Belirli bir olgunun ortaya çıkması ve
  • Yazılı olarak kurulması.

Bu noktada yazılı olarak kurulmayan ve belirli bir işin tamamlanmasını içermeyen sözleşmeler en başından itibaren belirsiz süreli olarak kabul edilmektedir. 

İşbu tanım kapsamında fesih yasağının bir istisnası da belirli süreli iş veya hizmet sözleşmelerinde sözleşme süresinin sona ermesidir. Buna göre belirli bir işin tamamlanmasıyla veya belirli süreli iş sözleşmesinin süresinin sona ermesiyle işverenin söz konusu işçiyi istihdam etme zorunluluğu bulunmamaktadır.

 

  1. Fesih Yasağına Aykırı Davranmanın Yaptırımları

Öncelikle fesih yasağı sadece işverenleri kapsamaktadır. Kanun maddesi incelendiğinde her türlü iş veya hizmet sözleşmesinin işveren tarafından feshedilemeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Bu noktada işçinin istifa etmesi veya haklı nedenle sözleşmesini fesih etmesinin önünde bir sakınca bulunmamaktadır.

İşveren açısından ise işbu maddeye aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işveren veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası verileceği düzenlenmiştir.  Buna göre işverene fesih yasağı süresi boyunca Kanun’a eklenen Geçici 10.Maddeye aykırı bir şekilde çıkarttığı her işçi için 3.577,50 Türk Lirası idari para cezası verilecektir.

Bunun yanında söz konusu idari para cezasına çarptırılan işveren ile işçi arasındaki sözleşmenin geçerliliğine ilişkin Kanun maddesinde bir açıklık bulunmamakla birlikte Kanun maddesinin emredici özelliği, işçiyi Covid-19 salgınının etkilerinden koruma amacı ve İş Kanun’un işçi lehine yorumlama ilkesi göz önünde bulundurulduğunda iş sözleşmesinin geçerliliğini sürdürdüğünü söyleyebilmekteyiz. İşveren idari para cezasına çarptırılması, işverene maddeye aykırı olarak iş sözleşmesini fesih yetkisi tanımamalıdır.

Bu kapsamda sadece bir aylık brüt asgari ücreti ödeyen işveren işçinin iş sözleşmesini fesih edebilecektir. İşbu durum ise Kanun maddesinin amacına aykırılık taşıyacağı kanaatindeyiz. Dolayısıyla Kanun’un Geçici 10. Maddesine aykırı bir şekilde fesih edilen iş sözleşmesi halen geçerli olacağı ve fesih işleminin yok hükmünde kabul edilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak; fesih yasağına aykırı olarak iş sözleşmesi sonlandıran işçi sözleşmenin halen geçerli olduğuna ilişkin iş mahkemelerinde tespit davası açabileceği ve sözleşmenin fesih edildiği tarihten itibaren devam eden tüm alacaklarını yan hakları ile birlikte talep edebileceğini ifade edebiliriz.

 

  1. Sonuç

Covid-19 virüs salgınının yayılmasını önlemek ve kontrol altına almak amacıyla tüm dünyada ve ülkemizde alınan önlemler birçok sektörü ekonomik anlamda derinden etkilemiş olup ülkemizde işbu etkileri hafifletmek amacıyla fesih yasağı da dahil olmak üzere birtakım önlemler almıştır. 17 Nisan 2020 tarih ve 31102 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan 7244 sayılı “Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” kapsamında 22.05.2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu’na eklenen Geçici 10. Madde ile iş sözleşmelerinin işveren tarafından feshi yasaklanmıştır. Bu kapsamda işverenler işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler haricinde iş sözleşmesini fesih edemeyecektir. İşbu maddeye aykırı bir şekilde iş veya hizmet sözleşmesini fesih eden işverene çıkarttığı her işçi için bir aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası verilecektir. Ayrıca işveren tarafından maddeye aykırı bir şekilde sonlandırılan iş sözleşmelerinde söz konusu feshin geçersiz olacağı ve işçiler fesih tarihinden itibaren tüm alacak haklarını da talep edebileceği görüşündeyiz.

 

https://turgutavukatlik.com/wp-content/uploads/2021/04/Arka-plansiz-logo.png
Çağlayan Mahallesi, Park Caddesi No 24 Maripark Ofis İş Merkezi, Daire 17 , Kağıthane/İstanbul

Sosyal Medya

İLETİŞİM

Bu Web Sitesi tarafından yapılmıştır Tüm Hakları Saklıdır © Turgut Avukatlık 2021

Dil / Language