Başvuru No : 2018/28925
Karar Tarihi : 11.3.2021
Karara konu somut olayda; başvurucu komşu binanın 3. ve 4. katlarının imara aykırı olarak inşa edildiğine ilişkin şikayette bulunmuş; ilgili belediye şikayete konu bodrum ve zemin +1 katlı yapının üzerine ruhsatsız olarak iki kat inşaat yapıldığını tespit etmiş ve yıkılmasına karar vermiştir. Ancak her ne kadar başvurucu yapının yıkılması için belediyeye müracaat etse de belediye yeterli teknik ekibi olmadığını belirtmiş yıkımı gerçekleştirememiştir. Ayrıca belediyenin yıkım için açmış olduğu ihaleye ise katılım sağlanamamıştır. Bunun üzerine başvurucu idarenin kusuruna dayalı maddi ve manevi tazminat davası açmıştır.
Başvurucu imara aykırı kısmın deniz manzarasını kapatması ve yıkım kararına rağmen belediyenin yıkım kararını yerine getirmemesi nedeniyle taşınmazını rayiç bedelin oldukça altında satmak zorunda kaldığını ileri sürmüştür. Mahkeme taşınmazın rayiç bedelinin satış bedelinden daha yüksek olduğunu kanıtlayan bir belge sunulmadığı ve belediyenin araç ve teknik ekipman yönünden yetersiz kaldığını belirterek idareye atfedilecek bir kusur bulunmadığını belirtmiş davayı reddetmiştir. Karar Bölge İdare Mahkemesi tarafından onaylanmıştır.
Anayasa Mahkemesi incelemesinde, başvurucu iddialarının ispatı için taşınmaz üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi talep ettiği ancak Mahkemenin başvurucunun ileri sürdüğü ruhsata aykırı yapı nedeniyle zarara uğradığı iddiası yönünden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırmadığını, somut olay bakımından başvurucunun belirtilen şikayetinin mülkiyet hakkının ihlali iddiasına ilişkin yargılama sürecinin bütününü etkileyen önemli be karşılanması gereken bir iddia olduğunu ifade etmiştir. Bu kapsamda Mahkeme tarafından keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmamış ve başvurucunun bir zarara uğrayıp uğramadığının tespit edilmediği belirtilmiş; ihlalin ortandan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın Mahkemeye gönderilmesine oy çokluğu ile karar vermiştir.